Kişilik Bozuklukları

Kişilik bozuklukları, ruhsal bozukluklar içinde son derece ciddi, tıbbi ve sosyal sorunlara neden olan, önemli fakat en az anlaşılmış kategorilerden biridir. Akıl hastası olmayan, fakat ahlaki davranış ya da karakter açısından bozuk bireylerin varlığı, çok eskiden beri dikkati çekmiş ve bunlara "mantıklı delilik" ve "ahlaki delilik" gibi isimler verilmiştir. Tarihsel açıdan en fazla ilgi çekmiş olan kişilik bozukluğu, eskiden "psikopati" ve "sosyopati" gibi isimlerle anılmış olan anti sosyal kişilik bozukluğu olmuştur. Diğerleri çok daha yakın zamanlarda, çoğunlukla psikanalizle birlikte ortaya çıkmıştır. Fakat kişilik bozuklukları günümüzdeki önemine, DSM-III sınıflama sisteminin, bunları ayrı bir eksene taşıması ile 1980'de kavuşmuştur. Bu durum, atlanmalarını engellemiş ve yatan hastalara konan kişilik bozukluğu tanıları% 20'den% SO'ye çıkmıştır. Antalya Psikiyatri de yapılan değişik çalışmalar, hastaların yaklaşık % 15'inin öncelikle kişilik bozukluğuna bağlı sorunlar nedeniyle hastaneye yatırıldığını göstermiştir. Bu oran Türkiye'de daha düşük olsa da, kişilik bozukluklarının toplum için yarattığı sorunlar daha az gibi görünmemektedir. Adi suçlardan hüküm giymiş olanların dörtte üçünde, alkoliklerin de en az % 60-70'inde kişilik bozukluğu olduğu kabul edilmektedir. Bunlar kendilerinden başka, pek çok insanın daha mutsuzluğuna neden olurlar. Evlilik ya da meslek yaşamında sürekli başarısızlığa uğramış insanların önemli bir bölümünde kişilik bozukluğu vardır. Kişilik bozukluklarının en önemli özellikleri, diğer psikiyatrik hastalıklarla birlikte görülme sıklıklarının çok yüksek oluşudur. Kişilik bozukluğu olan insanların % 97'sinde en az bir tane I. Eksen bozukluğu olduğu ileri sürülmüştür. Bunlar en çok, anksiyete, duygu, durum, alkol, madde ve yeme bozukluklarıdır. Her ne kadar bu yüksek oranın, bir miktar nozolojinin ve ölçme yöntemlerinin kusurlarından kaynaklandığı ileri sürülmüşse de kişilik bozukluklarının, başka psikiyatrik hastalıkların gelişmesine yatkınlık yaratan çok uygun zeminler olduklarına kimsenin kuşkusu yoktur.

Yukarıdaki makalede Prof. Dr. Soli Sorias'ın psikiyatri kitabından alınan yazısı bulunmaktadır.

© 2018, Antalya Psikiyatri | Antalya Psikiyatri Merkezi. Tüm Hakları Saklıdır.